Country tarzının “ataları”,
Ortaçağ İngiltere'sinde inşa edilen büyük malikanelerdi. Bu binaların
içleri de ailenin prestijini ve kuvvetini ifade eder şekilde yöresel
malzemeler, ailenin ve yakın akrabaların portreleri ve büyük mobilyalar
ile döşenmişti.Usulen bu malikaneler ailenin büyük oğluna miras
kalırdı. Zamanla, özellikle de Avrupa'nın uyanış devri rönesansdan
itibaren asil malikane sahipleri, “Büyük Tur” olarak adlandırılan
kapsamlı seyahatler yapmaya ve gezdikleri ülkelerden objelerle, eşyalar
getirmeye başladılar. Böylece katı ve donuk mekanlar aile portreleri ve
sıcak renkli peyzaj resimleri, halı ve porselenler ile harmanlanıp
ışıldamaya başladı.
Bir sonraki Viktorya döneminde ise artık
şehirleşmeden uzaklaşmak isteyen insanlar, doğayla bütünleşmek arzusu
içerisinde İngiliz asilzadelerinin balık tutma, yürüyüş, resim ve müzik
yapma aktivitelerini yaşamlarına katıp, hafta sonlarını değerlendirmek
amacı ile kullandıkları ikinci evleri kırsal bölgelerde inşa ederler.
Bu evlerde doğayla bütünleşmek artık önemli bir unsur haline gelmiştir.
Mekanlar daha insancıl boyuta inmiştir.artık;
ayrıca country tarzına uygun olarak aileden kalma objeler, “ithal”
aksesuarlar ve rengarenk botanik desenli kumaş ve duvar kağıtları,
iyice dokulu ve eklektik bir tarz oluşturmuştur. 18000'lerin sonu -
1900'lerin başı itibarı ile şehirliler de bu tarzı oturdukları apartman
dairelerinin kasvetini kırmak üzere country trendlerinde döşerler.
Günümüzde Country trendleri globalleşti,
Amerikan Country, Provensal French Country hatta African Country
tarzları da tanımlanıyor artık… Country kasvetli ve tozlu
değil !!! Country yaşlanmıyor; bir bakıyorsunuz beyaz bir elbise
giymiş yalın, bir bakıyorsunuz bir apartman dairesi bahçe etkisi
veriyor. Önemli olan konfor hissini yakalamak; yastıklı rahat
kanapeler, bakımı kolay zeminler (büyük boylarda asimetrik döşenmiş
doğal taş, ham görünüşlü parkeler), dokulu duvarlar, masif ahşap
mobilyalar… Ortak nokta, ana kalemlerde doğal malzeme kullanımı
ve yaşayan davetkar mekanlar; aile hatıraları, eski esyalar,
hesaplanmamış gözüken bir denge….
“Jale Kulin”